“YENİ YOL” YAMUKLUKLARI VE FEHMİ ÇALMUK’UN ÇARPIKLIKLARI
Mili Çözüm
Abdullah Gül Cumhurbaşkanı Adayı mı Yapılacaktı?
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhurbaşkanı adayları hakkında: “İsmini açıkladığımızda tüm Türkiye, 86 milyon ‘Oh be’ diyecek” ifadelerini kullanmış, ancak adayın ismini açıklamamıştı. Arıkan’ın sözünü ettiği adayın eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olabileceği iddiası gündeme gelirken Bülent Arınç’tan, Gül’ün adaylığına ilişkin açıklama yapılmıştı.
Gözler Gül’e çevrilirken daha net bir açıklamanın eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’tan gelmesi enteresandı.“Suriçi İstanbul Buluşmaları”na katılan Arınç, Gül’ün aday olacağı iddiasına değinirken “Abdullah Gül’ün yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmak gibi bir niyeti yoktur. Haşim Kılıç, Hüseyin Çelik gibi arkadaşlar ‘demokrasi buluşmaları’ yapıyorlar, parti kurmak gibi bir niyetleri bulunmuyor. Abdullah Bey bu işlerin içinde değil” ifadelerini kullanmıştı.
Fatih Erbakan’dan ‘Cumhur İttifakı’ mesajı…
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan; seçimler, ittifak ve partisinin oy oranı üzerine değerlendirmelerde bulunmuşlardı. Erbakan, “Abdullah Gül” ve “Mansur Yavaş” iddialarını da yanıtlamışlardı. Ulusal Kanal’da Adnan Türkkan ve Aykut Diş’in sorularını yanıtlayan Erbakan, “Ciddi bir şekilde milletin içindeyiz ve milletimiz de, çok ciddi bir şekilde ‘kesinlikle bir daha Cumhur İttifakı‘nda yer almayın!’ diye bize söylüyorlar. ‘Kendi başınıza seçime girin, kendiniz olursanız biz size destek oluruz!’ diye ifade ediyorlar. Bir de tabii siyaseten, mantıken bir kere denediğimizi bir kez daha denemenin, bir kez daha yanılmanın bir manası yok diye düşünüyoruz” görüşlerini açıklamıştı. Erbakan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda yaptığı açıklamalar için şu sözleri kullanmıştı:
“Parti sözcümüz Suat Kılıç Bey de bu adayın Fatih Erbakan olması temennisini dile getirdi. Elbette böyle bir destekten memnuniyet duyarız. Saadet Partisi ile karşılıklı saygıya dayalı, olumlu ilişkilerimiz var. Genel Başkanlar düzeyinde ziyaretler ve görüşmeler gerçekleştirdik.”
“Abdullah Gül” İddiası!..
Siyasi kulislerde dile getirilen ve “Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün öncülüğünde bir blok oluşturulacağı” yönündeki iddialara da açıklık getiren Erbakan, “Bu yönde ortaya atılan iddialar bize de ulaşıyor ancak bizim tarafımıza iletilmiş herhangi bir teklif ya da yürütülen bir çalışma söz konusu değildir. Sayın Abdullah Gül ile uzun zamandır doğrudan bir temasımız da olmadı” yanıtını aktarmıştı.
Abdullah Gül’ün, İngiltere CFR’si “Chatham House” Bağlantısı…
E. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 9 Kasım 2010 tarihinde, İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen bir törenle, Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Chatham House) tarafından verilen “2010 yılının Devlet Adamı” ödülünü İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in elinden almıştı. Yahudi asıllı ve Siyonist amaçlı Kraliçe; Abdullah Gül’ün: “Saygın bir liderlik performansı ve uluslararası devlet adamlığı” sergilediğini vurgulamıştı. Abdullah Gül’le arkadaşlıkları İngiltere’deki Exeter Üniversitesi yıllarına dayanan Fehmi Koru şimdilerde Abdullah Gül’ü gündeme taşıma telaşındadır. Birleşmiş Milletler sistemine bağlı Siyonist sermaye hizmetkârı Dünya Bankası’nın gizli bir yan kuruluşu gibi çalışan Cidde İslam Bankası’na İktisat Uzmanıolarak atanmasına ve zaten İngiltere’ye yollanmasına vesile olan Korkut Özal ise bu malum ekibin ağabeyi konumundaydı ve “Milli Görüş’ü Erbakan’dan kurtarma!” operasyonlarının bir numaralı elemanıydı!?.. Şimdilerde bu marazlı takıma çalışan eski Milli Gazete muhabiri Fehmi Çalmuk’u da bu yönüyle tanımak lazımdı.
Türkiye’nin faili meçhul cinayetler karanlık odasını hatırladığınızda Ahmed Arif’in şu dizeleri yine aklınıza gelebilir:“Dört yanım puşt zulası Dost yüzlü, dost gülücüklü Kulak çınlasın.” aktarımı, kendi ayarını da mı yansıtmaktaydı?
“Merhum cennetmekân Necmettin Erbakan gibi Cumhurbaşkanımız Recep T. Erdoğan da Uhud Savaşı’nın Müslümanlar açısından bir zafer değil de hezimet olduğu görüşündedir. Bunu kamuoyuna açıkça belirtmeseler bile, hatta Uhud Savaşı’nın Müslümanlar açısından büyük bir mukavemet ve direniş mücadelesi olduğunu söyleseler de özel konuşmalarında Uhud Savaşı’nın sonucuna ilişkin hezimet görüşü ağır basmaktadır. Profesör Doktor Mehmet Görmez Hoca’yı tanırsınız. Diyanet İşleri Başkanlığının kudretli bir Başkanıydı. Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olan Numan Kurtulmuş Beyefendinin Başbakan Yardımcılığı döneminde kadrine uğramış; görevden el çektirilmiş veya kamuoyuna ilan edilen şekli ile “affını bildirerek” kenara çekilmişti. Mehmet Görmez, Milli Görüş camiasının içinde büyüyen bir hadis hocasıdır. Belagat ve hitabeti yanında olayları muhakeme edebilme kabiliyeti, onu görev yapmış Diyanet İşleri Başkanlarından ayrı bir yere koyar.
Yıllar öncedir… Necmettin Erbakan Hoca’nın Balgat’taki konutunda Lütfi Doğan Hoca, Fehim Adak ve Necmettin Erbakan konuşmaktadır. Konu istişaredir ve masaya yatırılan olay ise Uhud Savaşı’dır. Necmettin Erbakan; lidere tâbi olmayanları, lider görüşünün dışında etkilenerek olaylar karşısında fikir değiştirerek bir görüşü istemeye istemeye lidere dayatanları anlatırken Uhud Savaşı’nı örnek verir: “Şayet Hazreti Muhammed (SAV) Efendimiz dinlenseydi, Uhud Savaşı’nda böyle bir hezimet olmazdı.” Bu nedenle Milli Görüş geleneğinde merhum cennetmekân Necmettin Erbakan’a da Cumhurbaşkanımız Recep T. Erdoğan’a da parti tabanlarının attığı en önemli sloganlardan biri “Lidere sadakat şerefimizdir” sözüdür.
Lider her zaman haklıdır (Madde 1). Liderin haksız olduğu yerlerde Madde 1 geçerlidir (Madde 2).